Bilinçaltınızın derinliklerinde büyük bir hazine saklıyorsunuz. Bu hazine, iç huzur sağlayacak, sizi mutlu edecek ve hatta en büyük hayallerinize ulaşmanıza yardımcı olacak bir güç. Çoğumuz bu hazinenin ya hiç farkında değil ya da varlığını unutmuş halde. Günlük yaşamın baskısı, stresi ve koşturması nedeniyle ihmal edilmiş olabilir ancak hala sizde; zihninizde ve kalbinizde derin bir yerlerde saklı…

Bir çocukken ne olmayı hayal etmiştiniz? O zamanları hatırlayın… Para kazanma kaygısıyla belki de pek çok kişi çocukluk hayalini unutur ve hayatını sürdürebilmek için yapmakta olduğu işe odaklanır. “Ne yapmak” yerine “Ne olmak” istediğimizin hedefini zamanla unutmuş olsak da araştırmalar, ne OLMAYA odaklanmanın zihin için çok faydalı olduğunu göstermekte.

“Keşke hayatı başkalarının benden beklediği şekilde değil, bana doğru gelen şekilde yaşamaya cesaretim olsaydı.” Gençken pek çok insan, tutkularına giden kapıyı, tüm dünyanın kendisine açmaya hazır olduğuna inanır. Peki yaş ilerledikçe hayallerinden ve başarmak istediği şeylerden hangi ara taviz verir hale gelir?

Deneyimlediğimiz hayal kırıklıkları, stres, sınırlayıcı düşünceler, zorlanmalar gün geçtikçe birikir. İçimizde bu şekilde birikenleri bırakmak elimizde… Bu sınırlardan özgürleşmeyi ve en gerçek, masum doğamıza dönmeyi derinden özleriz. İşte HAYAL ETMEK buna yardımcı olur.

Cristopher Cruz’un “Şeylerin üzerinde Zihin” makalesinde yer alan araştırmada, yaratıcı hayal gücünü kullanarak pratik yapmanın sadece pratik yapmaktan daha faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Araştırmada hedefe ulaştıklarını önceden hayal ederek pratik yapanların, sadece pratik yapanlara göre daha hızlı verim aldıkları görülmüştür. Yaratıcı hayal gücüyle, yaşadığımız günlük hayatı daha üretken, keyifli hale getirecek şekilde etkileyebilir ve adeta yeniden yaratabiliriz. Kendimizi olmak istediğimiz gibi hayal ederek, yeniden yaratmaya kendimizden, iç huzur ve üretkenliğimizden başlar ve giderek tüm dünyamızı değiştirebiliriz.

İşte içimizdeki bu sınırsız gücü tekrar keşfetmenin 3 ana maddesi;

İmgeleme:

İmgeleme yönteminin çok uzun yıllardır başarılı atletler tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Michael Jordan’ın gözleri kapalı sürekli başarılı serbest atış yaptığını imgelediği egzersiz, çoğu kişi tarafından bilinmektedir. Kas hafızasının, pozitif imgelem gücüyle birleşmesi sonucu sayı olan atışlarını gerçekten görmeye ihtiyaç duymadan başarabiliyor olması bunun kanıtıdır. Nörobilim uzmanı Mark Waldman, hayal etmenin beyin için şart olduğunu söylemektedir. Araştırmalara göre çalışırken ara vererek hayal eden kişilerin hayal etmeyen kişilere göre daha verimli olduğu ortaya çıkmıştır.

Oyun

Birçok canlının oyun oynayarak öğrendiğini ve geliştiğini biliyoruz. Bunun en güzel örneği ise oynamayı çok seven çocuklarımız! Akranlarıyla, hayal güçlerini kullanıp rol yaparak öğrenirler. Araştırmalara göre yetişkinler de oyun oynayarak öğrenebilir. Ne yazık ki yetişkinlerin çoğu oyunu, zihinlerde geliştirici ve pozitif değişim yaratmak yerine şiddet ve yıkıcı rekabet tohumları ekmektedir.

Ve son olarak Mindfulness/Farkındalık

Jon Kabat-Zinn, Mindfulness yaklaşımını “Anda bulunduğunuz zamana bilinçli olarak odaklanmak” şeklinde tanımlamaktadır. Bu egzersizler stresi azaltır, gevşemeyi derinleştirir ve hayat kalitesini arttırır.  Time dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre meditasyon yapmayı hiç düşünmemiş kişiler arasında Mindfulness meditasyonları gittikçe popüler olmaktadır.

İçinizdeki bu hazine, size çok daha keyifli, huzurlu bir hayat sunmaya hazırdır. Hayal etmekten, anda kalmaktan ve oyun oynamaktan vazgeçmeyin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s