İstediğiniz ama yapamayacağınızdan korktuğunuz bir hedefiniz var mı? Belki de ne yapmak istediğinizle ilgili çelişkiler, korkular ve kaygılar içindesiniz.

Küçük yaşlardan beri zihnimize yerleşmiş inançlar, programlar, şemalar yaşamımızı yönetir. Karşımıza çıkan her olayı var olan inanç sistemimizden filtre ederek algılarız. Bunlara dayalı olarak yarattığımız senaryolara inanırız.  Aslında bunlar kendi yarattığımız senaryolardır ve doğru olmayabilirler.

Böylesi senaryolar çocuklarda açıkça görülür. Gece kötü bir rüyayla uyanırlar ve örneğin, “Evet canavar yok, biliyorum ama gene de o kapıyı kapalı tut.” derler. Dünyayı ilk algılamaya başladığımız zamandan itibaren aile, çevre, toplum düşüncelerimizi şekillendirir. Çocuklar, büyüklerin düşünce sistemlerini kaydeder. Bu kayıtlar, beyindeki sinir hücre bağlantılarını oluşturur. Tekrarlarla yerleşen bilgiler, günlük yaşamda “dış dünyaya” yansır. Çevremizi zihin programlarımızla, inançlarımızla değerlendirir, görürüz. İnandıklarımızı doğrulayanları daha çok fark eder, daha çok hatırlarız. Böylece zaten var olan bağlantıları pekiştirerek daha da güçlendiririz.

Pek çok zaman yetişkinlikte de hayal ve gerçek birbirine geçmiş iki kavram şeklinde karşımıza çıkar.

Araştırmalardan çıkan iyi haber şu: Durum ne olursa olsun, beyninizi yeniden organize edebilirsiniz, bölümleri ilerlemeyle uyumlu iletişim içine sokabilirsiniz. Böylece zihninizi tekrardan programlayarak hayalinizdeki hedefe doğru adımlar atabilirsiniz.

Bu sırada beynimizde ne olur? Düşünceler beynin ön lobunda oluşur. Burası kararların yönetim merkezidir ve bir sonraki adımda ne olacağıyla ilgili olumlu veya olumsuz sürekli senaryolar yaratılır. Ön lobdan gelen bilgilere amigdala (beynin korkuyu işleyen merkezi) şöyle tepki verir: “Dışarıda bir şeyler oluyor, farkına var. Tehdit mi yoksa iyi bir heyecan mı?”  Her iki halde de sizi uyararak varlığınızı korumak için çok önemli bir görevi yerine getirmektedir.  Ancak kaygılar yoğunlaşır, kişinin duygusal dengesi kaybolursa, istenmeyen eylemlere ve sonuçlara yol açabilir.

Bir hedefe giderken pek çok kişi yetersizliklerine odaklanır. Ön lobda oluşan yetersizlik düşüncesi bilinçaltına doğru yol alır. Mesajı alan amigdala bu mesajlar doğrultusunda “Yeterince iyi değilim, başaramayacağım” der. Beynin geri kalanıysa bu hayali gerçek olarak algılar ve bu bilgiye göre davranır. Özgüven eksikliği hedefi uğruna çalışmasını engeller, yapması gerekeni erteler veya verimsiz iş çıkarır.

“Ne olursa olsun bunu yapabilirim!” inancına sahip bireyin beyni, istediği fikre odaklanmaya başlar ve eyleme geçer. Bu kişiler, başarıyı uzun süre sürdüren kişiler olurlar.

Başarı odaklı kişiler, bir hal çaresi bulacağına inanan insanlar, en zor koşullarda bile ayakta kalabilen insanlardır.  Henüz istedikleri sonuç alınmamış olsa da iyimserliklerini korurlar. Düşünce ve duyguları cesaret ve umut verecek şekilde davranışlarını yönetir, onları er ya da geç sonuca götürür.

Dikkatimizi başarının olasılıklarına değil de korkulara, kaygılara odaklarsak, yetenek ve bilgi birikimimizden bağımsız olarak beklenenin altında bir sonuç almaya mahkum oluruz.

Bir çocuğun kendi yarattığı hayallere inanması gibi, yetişkinler de kaygılı hayallere inanırsa bu hayaller zamanla gerçeği olur. Kaygıları yönünde evrilmiş bu hayaller, düşüncelerini, duygularını ve sonunda da eylemlerini belirler. Eğer kişide olumsuz beyin kurgusu varsa, olumlu olasılıkları, fırsatları fark etmez. Örneğin reddedilme korkusu, onu iş hayatında aksiyon almaya çekinen bir birey haline getirir. Aslında ön lobda yaratılan bu endişeler gerçek olmayabilir. Direnç, korku, kaygı dolu bir zihin, öğrencinin notunu, çalışanın gelirini olumsuz etkiler. Korku dolu zihni, hala 3-4 yaşlarında olmadığına inandırmak gerekir.

İlk adımımız düşüncelerin farkındalığıdır! Farkındalık uygulamalarıyla düşünce akışımız içindeki korku, endişe ve inançların bilincine vararak, bizi büyümekten ve gelişmekten alıkoyanları serbest bırakabiliriz.

Siz bu yönde değişime hazır mısınız?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s